31 Aralık 2009 Perşembe

30 Aralık 2009 Çarşamba

Cupcake..

Bir önceki postta yorumlardan birini okyunca gülmeye başladım..

Sevgili Çınar yazmış "şu cupcake tarifini versen diyorum" diye.

Söylemese hiç aklıma gelmeyecek.. O kadar çok yapmışım buraya da resimleri eklemişim ama tarifi yazmamışım.. :)

Tarifi abonesi olduğum dergide okumuş yapmıştım.


Mazlemeler

** Tüm mazlemeler oda sıcaklığında olmalı! (amaaann ne olacak ki demeyin çok şey farkediyor)

2 Yumurta
1 su bardağı toz şeker
Yarım su bardağı süt
1 su bardağından 1 parmak az sıvı yağ (Ben Yudum ayçiçek kullaniyorum)
1 pk. vanilya
1 pk. kabartma tozu
2 su bardağı un


Nasıl yapıyorum¿

Hepsini karıştırma kabına boca edip karıştırmıyorum... Önce mikser ile yumurtalar ve şerkeri iyice çırpıp sütü, 3-4 dk.daha çırpıp sıvı yağı onuda 3-4 dk çırpıp vanilya ve kabartma tozunu ekliyorum.. iyice karıştıktan sonra mikser ile işim bitiyor.

En son unu Tahta Kaşık ile yavaş yavaş karıştırarak yediriyorum. (Jacques torres'in tüyosudur... Dikkat..)
Bu ölçüden, minik silikon muffin kaplarına 1er yemek kaşığı koyarsanız (kaplarla aynı hizaya geliyor) 20 tane çıkıyor, ama yok ben biraz kabarsın isterim derseniz 2 yemek kaşığı doldurun. 12tanede o ölçüden çıkar minik tepecikleriniz olur :)


Üzerine şeker hamuru ile süsleme yapacaksanız yukarıdakiler 1er yemek kaşığı ölçü ile yapılanlar...

Bu ise 2 yemek kaşığı ölçü ile yaptığım.

*Normal baton kalıplardada aynı tarifi denedim.. üzeri çatlamaya başlayınca kürdan ile kontrol edebilirsiniz..

*180 derecede 25dk da pişiyor.. Ev misss gibi kokuyor..

*Sade yapacaksanız piştikten sonra soğuma aşamasında içlerine enjektör ile üst orta kısımdan vişne reçeli sıktım. Nefis oldu..

Dikkat ! Poyraz geliyor...

Daha önce Mayıs'ta Tuana için hazırlamıştık. Bu sefer 2.bebeğimiz POYRAZ için organize ettiğimiz Baby Shower Party vardı iki hafta kadar önce ama Pınar Teyzesi ancak yazabilidi...

Gül'ün hamileliğini ilk aylarında konuştuk şöyle yaparız boyle olur vs... Sonra üst üste gelen aksilik ve çakışan başka programlardan sebep 8.ayda gerçekleştirdik partimizi..

Ben Cumartesi hiç birşey olmamış gibi ona gittim bebek odasının kapısını süsledik oyuncaklarını yerleştirdik.. Çok geç kalmamak için işimiz biter bitmez anneme geçtim ki evde 6 paket bebek bezi, tüller, ipler ve kurdelalar ile beni beklemekteydi kendisi :)

3-6kg.'lık bezler pek bi minik oluyor tek tek sarılınca. 3'erli gruplar halinde sardım ve iplarle bağladık. 150adet bebek bezi yapıyor toplamda! Sonra ben o bezleri tüllerle kapladığım tepsiye sıra sıra dizdim. 4 katlı bir "Diaper Cake" yaptık.

Balonlar, şekerler, kartlar, renkli kurdelalar ile süslemeler bitti. En tepesine bir ayıcık yerleştirdik. Büyük bir tüllede çevreleyip nazar boncuğunu iliştirdik köşeye..

Sonra kartlarını, süslerini ve bannerı kestim. Yapışkanlarını Yelda ile yarın açarım deyip bıraktım. Pazar 14:00 civarı gelince çay faslı ve sonrasında ki çalışmalarımız gayet başarılıydı.. Kısa sürede tüm işleri bitirip süslenip kendimizi arabaya attık.. Doğru Sinanoba'ya..

Kapı zilini çaldı Tanju biz sessiz bekliyoruz.

-Kim ooo¿

-Yenge benim..

-Triiinnkkk.. (Elinde kamera.. )

merdivenleri çıkıyor Tanju, onun arkasında elinde koskocaman pasta ile Teda ardında Nevra, Okşan, Tuğba, Yelda ve ben.

Teda'yı görünce anlamış süprizimizi. Gözleri doldu hemen. (Bu annelik, hormanları çok değiştiriyo canıımmmm). Sıkıca sarıldım ben. O da bana sarıldı içini çeke çeke ağladı o zaman.

5dk süre isteyip bebek odasına yolladık. Biz Yelda ile salonu süsledik. O kadar kart yapıştırdık banner yaptık. İşimiz bitince bizde bebek odasına geçip tüm teyzelerinin aldığı park yatağımızı verdik. Deneyimli anne Yelda'm 10dk.da kurdu koskoca yatağı.

Biz bu kısacık süre içerisinde bunları yaparken hem Levent'in annesi hemde Gül'ün annesi yüzlerinde koskocaman birer gülümseme ile bakıyorlardı bize. Gül'ün annesi sevinçle "Yazın bana gelirken getirirsizin bu beşiği" dedi.. Bende "Zaten bizde onun için aldık, rahatça istediği yere götürebilir" dedim.

Hem Levent hemde Gül çok mutlulardı.. Poyraz gelince çok çok daha mutlu olacaklar..

O zıpırda fır fır döndü bütün gece.


Annemle tüm gece uğraştık ama çok şeker oldu..
.
Bayağı zayıflamışım yahu :)

24 Aralık 2009 Perşembe

İyi ki doğdun blog :)

1 yıl oldu :)

Eeee kutlamak gerekir kaloriyi düşünmeden :)

Hadii buyruuun buyruuunn..


Vazgeçemeyeceğim ikili..


Kutucuğuuumm kötümüyüm¿
kihhh kiiihhh eveeeettttt :)

Yaza kısmet olursa kendi yetiştireceğim çileklerimle yapacağım bunlardan ..

23 Aralık 2009 Çarşamba

Ela 1 Yaşında

Gecikmiş bir post bu aslında..

27 Kasım'da not edilmeliydi..

Daha dün gibi gözümün önünde hastaneye koşturmamız.. Eve gelişi, minicik parmakları, buruşuk bacakları, portbebesine nasıl sığacak konuşmaları..
Şimdi elinden tuttuğunuzda yürüyebiliyor. Tek tek kelimeleri, yaşını adını söylüyor.. En önemlisi bana Teseeee diyor :) eriyorum o anda..

En son tam kapıdan çıkarken Dilek "çağır kızım teyzeni"dedi. Sıpa "Tesseeee deeee" demezmi.. Ben erirken Burak çatladı :)

Doğumgününü 2 hafta rötarlı kutladık ama o günde Burak'a amca dedi :)
Aaa birde hediye olarak aldığımız sallanan sarı lacivert renkli filini çok sevdi. Üstünden indiremedik desem yalan olmaz.
Resimler...



Duvar süsleri...


Pastası

Benön Familiy
 


Hediyemiz... Sallanan fiil..(Renkler dikkat)

17 Aralık 2009 Perşembe

Yeni Oyun - Prömiyer - Bu gece - Yakışıklı - Kim¿ - Abim!

Abim dedim ama öz değil. Eniştemin yeğeni. En son annesinin cenazesinde görüştüm ben ama Seda Nişantaşı'nda hep karşılaşıyormuş. (Şans işte bi bana görünmez böyle.)
.
Yeni bir oyunu var Duru Tiyatro'da.. Bu akşamda Prömiyeri yapılıyor.


"Ay Tedirginliği" 2001 yılında Afife Ödülleri'nde Özen Yula'ya Cevat Fehmi Başkut Yılın En Başarılı Oyun Yazarı ödülünü kazandırmış.

Başrollerde Sezin Akbaşoğulları ve Bekir Aksoy var..

Dün konuştuk Seda ile tez zamanda gidile dedik..

Duru Tiyatro Aylık Program için TIK
Adres için TIK

İletişim : Caferağa Mah. Dr. Esat Işık Cad. No:84 Moda Kadıköy/ İSTANBUL
Telefon : 0216 338 56 36 - 46

16 Aralık 2009 Çarşamba

3 Ay Önce - 3 Ay Sonra

Belki 3 aydan fazla bile olmuş olabilir.

Artık tüm pantolonlarım tayt gibi olmaya başlayınca "Pınar bir önlem alman gerek" dedim. 1-2 gün sonra arkadaşlar bize gelince muhabbet kiloya geldi herkes benim çok kilo aldığım konusunda hem fikirdi.

Barış "Annemin diyetisyenine git mutlaka, annem çok memnun ve çok kilo verdi" dedi. Hemen iletişim bilgilerini alıp randevu aldım.
Yazmıştım sanki... Buldum..Buradaymış

Hedef 10 kilo dedik tuttu :)

Başlarken 69.40gr.'dım şimdi 60.70gr. :) koruma programında 1 kilo daha verecekmişim zaten..

Gören herkes ;

"Ay çok zayıfladııınn",
"Suratın kaşık kadar kaldı",
"yine troid mi sebep oldu bu kadar zayıflamana" (1ayda 8,5kilo kaybım olmuş o da kastan gitmişti),
"Kızım git 2 pantolon al şalvar giyme" (en çok bunu sevdim)

diyorlar...

Ben gayet sağlıklı bir şekilde Uzman kontrolünde kurtuldum kilolardan..
tavsiyem üzerine giden 2 arkadaşımda ilk programlarında, biri 4 kilo diğeri 3kilo verdi.

Diyetisyenim : Saynur Özen Kumcu.

Randevu almak isteyenler için

İrtibat : 0 216 489 55 06
Adres : KIZILAY ALTINTEPE TIP MERKEZİ
Cihadiye Cad. No:40 Altıntepe/Maltepe/İSTANBUL
Kroki : TIK

15 Aralık 2009 Salı

Hepsiburada.com RELAZETİ...!

Hepsiburada'dan bir ürün aldım 07.12.2009 tarihinde. 11.12.2009'e kadar tedarik aşamasındaydı. 5gündürde kargolama aşamasında. Arıyorum ulaşabildiğim bir yetikili yok.

Telefonlarına "Operatör meşgul daha sonra tekrar arayın" diyebilen bir şirket burası..

Ulaşabilirseniz santral operatörünün algılama yetisinin olmadığını anlayabilirsiniz...

20dakika müşteri hizmetleri yetkilisi bekleyipte, en nihayetinde biri ile konuşabileceğimi ümit ettim. "Ürün aldım 9 gündür kargo gelmedi ilk 5 gün tedarik sürecindeydi. Son 4 gündürde kargolama aşamasında bekliyor ne kadar çok parçası varsa artık paketle paketle bitmedi dedim"
"Ben lojistik birimimize not ileteceğim" dedi..

Bu kadar yani.. Herşey bitti. Ben yine bekleyeceğim. Kargo ne zaman gelirse..

Sitede tedarik aşamaları bilgileri size mail ile gönderilecektir diye yazıyorlar. Ama arayan, bilgi veren, mail gönderen yok...

Yetkili kişinin ismini veriyorlar ŞENAY KAYA ama irtibat telefonu, mail adresi veren yok!!!

Bizim hizmet kalitemiz çok iyi imajı veren şirket... B.KTAN!! bir hizmet kaliteniz var!!..

İmkanım olduğunca, elimden geldiğince bu boşvermişliğinizi ve umursamazlığınızı anlatacağım kötüleyeceğim

İnşallah en kısa sürede hepiniz işsiz kalırsınız..

HEPSİBURADA.COM'DAN ALIŞ-VERİŞ YAPMA! YAPTIRMA...!!!

11 Aralık 2009 Cuma

Bir kuzu gördüm sanki...

Minikti ilk gördüğümde şimdi 4,5 aylık oldu..

Kim mi?

Yelda'nın kızı Tuana tabiki..

Ziyaret edecğiz aylar geçti.. Hediyelerini aldım evde unuttum. Bu tam bir skandal. Elim boş gittim. Tekrar gideceğim artık :)

Bir daha göreyim mıncıklayayım.. İlgi arsızı cüceyi.. Böyle bir zilli olamaz. 1dk.ilgi gösterme hııııı hııı mızırdanmaya başlıyor...

Her nekadar babası Gs'li olsada "En büyük Fenerbahçe" diyorum gülücükler saçıyor kızım :)


Eskisi gibi...

7 Aralık 2009 Pazartesi

Bu hafta kapalıyız...

Şu geçtiğimiz bayram ve sonra ki hafta ağırlanan misafir ve hazırlanan yemek çeşitleri v.s. yordu yani... Bünye kaldırmıyor bu kadar hızı..

Salı'dan sonra, (bu akşam çamaşır ve ütü var da) akşamları su bardağımda ki çayımı yanıma alıp, farmville'de ekip biçip, ayaklarımı uzatıp, polar battaniyeme de sarılıp tv karşısında mayışmak sonrada gece 00:00 olmadan uyumak istiyorum

Cumartesi'ye kadar..

4 Aralık 2009 Cuma

Bencillik- Başarısızlık - Demagoji

Hepsi bir arada olurmu?

OLUR...!

Hayretle şaşkınlıkla izliyorum. Gülüyorum..

Bu kadar "BEN"cil olursan ertafında birgün hiç kimseyi bulamazsın.. Birer birer yok olurlar..

Başarısızlığını farklı sebepler ile kapatamazsın... Başkalarının neden olduğunu söyleyemezsin...

Her olumsuzlukta demagoji yapamazsın.

İnsanlar kör değil.. APTAL hiç değil..

3 Aralık 2009 Perşembe

Zor kısım bitti.. Şimdi bekliyorum

Şu son 2 hafta tam gaz süren hazırlıklarım bitti. Onay aldım, ödemelerimi yaptım, biletimi aldım şimdi kargomu bekliyorum..

Heyecanlımıydım¿ Evet..
Ya olmazsa wallahi üzülürüm diyordum.. ama hiç bu kadar kolay olacağını düşünmemiştim..

Bu büyük şirketin bir çalışanı olmam, bu fırsatı değerlendirmem gerektiğini hazır izinde verdiğini ve kesinlikle gitmemi söyleyen bir partonum var...

Gerçekten ama gerçekten bir kez daha burada işe girmek ile ne kadar doğru bir karar verdiğimi ve ne kadar şanslı olduğumu düşündüm.. Kendi kendimi tebrik ettim.

Müthiş bir güvenlik taramasından geçip üst katta ki salona gittim sıramı bekledim..
Kaç yıldır bu şirkette çalışıyorsun?
Cevap : 6
toplam 6 soruya cevap verdim vizeyi aldım.. Evraklarımı kontrol bile etmediler.. (Gördüler tabii benim gibi güzel hatunu :)))) kim aksini düşünebilir ki...)

1 Şubat'ta yolcuyum kısmet olursa..

Nereye mi¿

opppsss! :)

15 Kasım 2009 Pazar

Jr. Superman'im

İki ya üç hafta önce tam 7 parça idi pakette ki tulumlar. Bu seferkiler biri anne adayına olmak üzere 3 adet :)

ama birini görünce hemen kaptım askıdan. En küçüğü 2-4 aylık olandı mecburen onu aldım ama giymek için birazcık bekleyecek..

Ama çok şekkkeeeerrrr...



Öyle değil mi¿

Jr. Superman :)

12 Kasım 2009 Perşembe

Az önce Inbox'uma düşen bir mail..

Subject 'inde "Aktivite-D ile İstanbul OYUNCAK MÜZESİ gezisi!" yazıyordu.. İstemdışı gülümsedim hemen..
Her seferinde tabelalarını görüpte gitmeyi ertelediğimi, Dilruba'nın da ballandıra ballandıra anlatmasını hatırlayarak maili hemen Teda'ya frw.ettim..
Anında cevap "Çok güzeeelllll.. Götürelim mi kızları ?"

21 Kasım'da yapılıyor organizasyon. Tiyatroda da Şeker Kral adlı oyun varmış.

Ben en çok Theo Dede ile oyuncak boyamayı istiyorum.. Bizim kızları masaya oturtur arkalarından ben de 3-4 fırça sürerim kihh kiihhh...

Sanırım hem tiyatro hem tahta oyuncaklarını boyama fikri fazlasıyla heyecanlandıracaktır onları.

Anne-Babalardan izinleri kopardık mı tamamdır :)

8 Kasım 2009 Pazar

Minik orkide seram :)

Daha önce burada ordikelerimin yeni çiçek filizi yani daha doğrusu KEİKİ (yavru orkide) verdiğini yazmıştım.

Şimdi ise onlar, yoğun uğraşlarımdan sonra daha da büyüdüler.. Kökleri iyice fazlalaştı ve dalından ayrıma vakti geldi.

(resimleri akşam çektim o yüzden çok karanlık)
Dün kumandan Sevim ile evi şartladık :) akşamda çay keyfinden sonra tek tek ve dikkatlice ayırıp özel torfu kullanarak ektik.
Ektik diyorum ama nereye¿
Köklerinin günışığı görebilmesi için şeffaf orkide kapları var. Hepsi bu kaplarda satlıyor ama bu kapları malesef çiçeksiz satmıyorlar :( evde sadece 1 tane boş kap vardı ama 3 kekiki ayırdık..
Sonuç odaklıyım çözerim bu işi dedim...
1lt.lik pet şişeyi kestim, suyun akabilmesi içinde dibine minik delikler açtım ve son şekli aşağıda ki resimdeki gibi oldu. Bir çiçekçiden kendi kabını bulana ve biraz daha güçleninceye kadar böyle kalsın diyorum..


Tam 3 tane keikim var. Bir tane daha eklenecek ama 2-3 kök daha çıkarmasını bekliyorum.. Hepsinin sahibi hazır..


Biri anneme, diğeri bir diğerini de Nihal'e vereceğim :)



Yukarıdaki fotoğrafıda sabah çektim.. Sanırım hem yerlerini hemde yeni! saksılarını çok sevdiler :)

En kısa zamanda yeni ve renkli seramik sakılarında büyüyecekler..

6 Kasım 2009 Cuma

6 Kasım...

Burada da not etmek istedim..


O gün stadta canlı canlı gördüm tüm golleri.. Ertesi gün tüm gazeteleri keyifle okudum..

Şanslıyım..

Uğursuzluk gitti !

Yıllar sonra ilk defa Avrupa Kupa maçlarından birinde galibiyet gördüm..
Her gittiğim maçta mağlubiyet görmemden sebep stada girişim yasaklanmıştı. "Tı" diyorum ki yasat artık yok :)

Skorun 1-1 olduğu anlarda hediyemin alınmama durumunu düşündükçe çok panikledim. Prof.Dr. Alex De Souza içimin rahatlattı..

İyi ki varsın Alex :)

Hem beni hem hediyemi kurtardın...

4 Kasım 2009 Çarşamba

Yeni Ofis'ten bildiriyorum..

Ofisimi taşıdım. Artık Audi Showroom asma kattayim.
Nasıl mı¿

Süper!..

Sıcak, sessiz, sakin..

Koskoca katta 2 kişiyiz. Bir köşede Vildan diğer köşede ben :)

Mutlumuyuz¿

Çoookk.. Hemde çoookkk..

Sıcacıııkk ofiste aksi düşünülebilir mi¿

1 Kasım 2009 Pazar

Ela'nın Diş Buğdayı Partisi

Ela'mızın Diş Buğdayı Partisi vardı bugün. Aylar önce yapacaktık aslında ama ha bugün ha yarın derken zaman geçti.

Burak amcası grip olduğu için gelemedi ama ben gittim :) (fırsatı bu fırsat beni daha çok sever)Her nekadar Burak yapamazsın dediysede diş şeklinde bir pasta yaptım.




.
Davetiyemiz

Hediyelerim(iz)


Veeee Pastam



PS: Marifet ve Kabiliyet genetik...

20 Ekim 2009 Salı

Benimki Faili belli oldu !

Tunç'un başlattığı hareket aslında bu.. Ufacıcık bir tebessüm görmek, birilerinin mutluluğuna sebep olmak en keyifli an bence..

Bende FMKH dahil olayım dedim. Aslında
Faili Meçhul Kıyak Hareketi ama benim ki Faili Belli olanlardan oldu..

1.Kıyak : Waffle seven bir arkadaşıma waffle keki alıp masasına bırakarak,

2.ve 3.Kıyak : Atölyede çalışan teknisyenlerin yemek molasını fırsat bilip takım çantalarının üzerine a4 kağıttan küllah yapıp içine avuçla doldurduğum fındıkları bırakarak,

4.5.6.7.8. Kıyaklar : Şirkette birlikte çalıştığım bazı arkadaşlarıma, yaptığım cevizli kakolu cookie’lerin yanına tek içimlik mini nescafeleri atıp, poşetleri de kurdela ile bağlayıp, yokluklarını fırsat bilip masalarına veya çekmecelerine atarak gerçekleştirdim…


Kurabiyeden yola çıkıp "bunu sen yaptın" diyenler oldu gerçi ama yüzlerinde ki gülümseme herşeye bedel :)

Eeeee onlar nasıl ve kimlere kıyak yapacaklar bekliyorum...

Hareket devam etmeli!!!


FMKH Kartları - PDF Formatı için
TIK

6 Ekim 2009 Salı

Sanırım bu sefer oluyor :)

Daha önce bilinçsizce denedim hep olmadı tabiki. Bu sefer Yezdan başkanımın gittiği diyetisyene gittim 3,5 hafta önce. Ne gerek vardı gayet iyisin diyenler vardı ama ben rahatsız oluyordum. Basküle çıktım rakamları dönüyo dönüyo ve durdu.. 69,4... Eee doğru yapmışım dimi gelmekle.. ve yağ 23 çıktı o minicik kağıtta.. Yani tam 10 kilo fazla yağ var vücudumda..

Kısaca yediğim tüm abur cuburları anlattım :) (beni bilenler nasıl kısa sürdü diyecekler) İlk yasak geldi.. Tatlı yok! (o an gözüme cevizli kadayif, adadaki lokmalar ve tulumbalar geldi..)

ve devamıda elbette...
  • Kızartma yok..!

  • Pilav yok..!

  • Makarna yok..!

  • Hamur işi börek,poğaça, pizza ve MANTIIIII yok..!

  • Dondurmaaaa yok..!

  • Çikolataaaaaa + Şeker yok..! (tamda bayram üzeri)

  • Çekirdek yok..! (yaa ben dizi izlerken ne çitlicem kiii ama)

vs.vs. devam ediyor işte yasak listem.

Ne mi yiyorum¿ Her ögünüm saatli ve uyarı geliyor. Ofiste diyet yapmak daha kolay. Dışarıda olunca zamanlama şaşıyor çünkü..

7 öğün yiyorum. ama patlayacak gibi oluyorum artık. Öğleden sonra eve gidip akşam yemeği yiyene kadar geçen süre çok uzun dedi ve bir ara öğün daha ekledik listeye..

Veeeee 3 hafta sonunda 2 Ekim'de kontrole gittim.. Kilo verdim biliyorum çünkü pantolonlarım bol geliyor.. Tartıya çıkmak için sabırsızlanıyorum dedim. Hadi bakalım çık dedi Saynur.. Yine rakamlar donuyor... 66,4 gösterdi ekranda.. Yüzümde kocaman bi gülümseme.. Saynur da o minicik kağıdıda alınca gülümsedi. "Süperrr 2,7 kilo gitmiş ama totalde tam 3 kilo yağ gitmiş vücuttan. Bu çok güzel. Hepsi yağdan gitmiş.Çok nadir olur bu" dedi... Aynen devam ama bu sefer yeni bir liste ile..

Hedef 10 kilo dedik. Bakalım tutacak mı¿

5 Ekim 2009 Pazartesi

Captain Mehmet Alp :)

Nevra'nın yeğeni Mehmet Alp'in 2.yaş günü için haftalardır plan yapıyorduk. Ben bir winnie the pooh kostümü al hediye olarak dedim. Ablası Ceyda'ya söylemiş hemen.. Ceyda abla da korsan kostümü al ozaman saçlarıda uzun tam korsan olur demiş... Partinin konsepti yokken birden korsan konseptli parti ortaya çıktı..

Bulduk buluşturduk resimleri, etikelere bastık, kestik biçtik... De kostümü bulamadık :)))

Çok adi bir kumaştan yapılmış bir gömlek, dandik bir pantolon plastik şapka...!!

Olmaz dedik o yağmurda mercan ve eminönü sokaklarını arşınlarken...
Zehra Teyze ben kumaşı alıp diktiririm dedi. Diktirmiş... Hemde muhteşem bir kostüm..

Sağlıklı mutlu yaşlar bücüre...




Ben nereye standım oraya :)

Kankam Cem

Gemiye bende dahil oldum :)


Nevra - Ben - Tuğba

Geldiim geldiiimmm...

kaç gündür iki kelime not edemedim..
o kadar çok şey var ki yazacak...

* Pirate cookies konusunun devamı..
* Gecenin köründe Teda'nın gazıyla tülleri yıkama sonrasında yıkılma..
* 3 hafta önce kesin karar verip başladığım ve hala devam ettiğim diyet..
* Hem ÖTV'nin hem bizim bitişimiz..
* Farmville deliliğim..
* Cumartesi 5çayı, saç düzleştirme ve badana boya sanatım.. (çok şahane oldu ben bile inanamadım)
* Pazar misafiri sanıp evimize çöken kardeşim..

hepsini sıra ile bu akşam yazacağım umarım...

26 Eylül 2009 Cumartesi

Pirate cookies..

2 deli gecenin 2sinde kurabiye yapıyoruz :)

hemde en korsanından...

Pazar Mehmet Alp'in korsan temalı 2.yaş günü için.



Seda'nın elleri :)

..ve benim ellerim.

Dikkatimi çekti fotolarda.. cidden ellerimiz bile benziyor. Ben küçükken annemle teyzemin ellerini birbirine çok benzetirdim. Hatta aynısı derdim. ikiside biz kardeşiz benzer demişti..

Eeeee Biz de kardeşiz :)

Ps: Bellek Kutusu makaron önerisinde bulunmuş gördüm. Kuzum diyet yapıyorum ciddi ciddi.. Ben yemiyorum yedireyim hesabı günlerdir araştırıyorum yapılışını bu meretlerin.. İlk makaron denemem yakında sevgili kutu nasiplenirsin belki :)

22 Eylül 2009 Salı

Bir daha gitmem...

Herşey güzel başlamıştı.. Şirketten Nevra ile çıktık feci bir trafikte Kalamış'a gelmemiz 19:30'u geçmişti.. Önce yemek sonra maç biletleri dağılımı ve stada giriş... Türk Bayrağı ve Sarı Lacivert çubuklu bayrağımız açıldı.. 90 dk. başladı..
.
Şeytanın bacağını kırdım bu sefer totem tutmayacak dedim hep...! Avrupa kupalarında ki son maçım AC Milan maçıydı.. Gittiğim tüm maçlarda mağlubiyetle bitmişti :( ve beklenen yasak geldi elbette.. Avrupa kupası maçlarında kombineme el kondu.. Twente maçı ile buna son vereyim dedim olmadı :(


Yerimiz çok güzeldi, gerçi Nevra yedek kulübesine daha yakın olmayı tercih ederdi ama...

 

17 Eylül 2009 Perşembe

Uzun bir aradan sonra..

Bu akşam Stadtayım...

Yanlış hatırlamıyorsam 2009 Mart'tan beri gitmedim. Kaç gün olmuş sayamadım :) Geçen sezon ve bu sezon iyice saldım. Uzun bir aradan sonra bakiiim neler değişmiş.

Özlediğim tek şey meşale kokusu...!
Ama oda yasak...

13 Eylül 2009 Pazar

Cumartesi Eminönü'nde...

Önce Nevra ile buluştuk Kadıköy iskelede... Vapur keyfi ve Eminönü turu.. Yeğeninin doğumgünü için alış-veriş yaptık.. Annesi Zehra teyze de gelmişti.. Bir sürü ıvır zıvır aldık.. Bayılıyorum o hengameye ne hikmetse. Normalde kalabalığı hiç sevmem ama oranın havası çok farklı...


Klasiklerimden biri olan Kurukahveci Mehmet Efendi'den tüm aileye bayramlık kahvelerini aldım elbet :)


Taze taze öğütülmüş mis gibi kahve kokusu.. Sıra upuzun ama bekliyor tüm insanlar. Tabii bende.. 7 paket diyorum çocuk poşetlere dolduruyor.. ama bana ayrıca poşette ver diyorum 5-6 tane de minik poşet atıyor.. Tutup kokluyorum.. miss miss.. kahve sıcacık :)


Nevra da aldıklarını çantasına atıyor. Benim poşete atalım istersen diyorum.. yok yok çantamda koksun diyor :)


Zehra teyzeyi eve doğru uğurlayıp biz kendimizi kahve dünyasına atıyoruz Seda'yı beklemek için.. Kahveleri yudumlarken geliyor o da.. Kaldığımız yerden alış-verişe devam ediyoruz. Tekrar kahve alacakmışız yengemler de sipariş vermişler :) bir daha sıraya giriyoruz gülerek..


Tam karşıdaki Mısır Çarşısı'nda Malatya Pazarı'nda alıyoruz soluğu :) rengarenk şekerler, yemişler, tatlılar... Ben hepsini inceliyorum, Nevra'da alacaklarını alıyor.. Seda yine hazırlıklı makineyi çıkartıyor çantasından..