28 Aralık 2010 Salı

Yemek blogu değil aslında AMA..

Ben mutfakta vakit geçirmeyi seviyorum.. Zaman zaman yaptıklarımı yazıyorum buraya.. Genetik olsa gerek bu beceri.. Anneannem, Babaannem, annem, halamlar, büyük teyzem.. hep onları gördüm mutfakta. Yapabildiklerim de onlardan gördüklerim.

2010 Mart'ına kadar lezzet dergisi aboneliğim vardi. Sinirlendiğim için yenilemedim aboneliğimi. Her ay verilen minik kitapçıkları atmadan biriktirdim. İşe yarar şeyler çıkıyor :) hatta dergileride atmıyorum :)

En yakın arkadaşlarımdan birine sözüm vardı Elmalı Kurabiye istedi "yaparım kankam sen iste" dedim. Gecikmeli de olsa pazar gecesi yaptım kurabiyeleri fotoğrafı facebookta paylaşınca görenler sabah Nevra'nın masanın ordaydı :)

Kıssadan hisse Tarif Lezzet Dergisinden..

Malzemeler

250 gr yumuşatılmış margarin
1 yumurta
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
2 yemek kaşığı süt veya yoğurt
Yarım su bardağı pudra şeker
3.5 su bardağı un


İç harcı için
4 elma
1 yemek kaşığı tarçın
1 su bardağı dövülmüş ceviz içi
2 yemek kaşığı ayçiçeği yağı
4 yemek kaşığı toz şeker

Üzeri için
Pudra şekeri


Bir tavaya, elmaların kabuklarını soyup rendeledim. Ayçiçeği yağı, şeker ve tarçını ilave edip suyunu çekinceye kadar pişirdim. (Son olarak ceviz içini ilave edip 1-2 dakika daha pişirin yazıyordu ama ben ceviz eklemedim.. ) Soğuması için bekledim.

Hamuru için de, tüm malzemeyi bir kapta yoğurdum. Tezgah üzerinde 3 mm kalınlığında açıp üçgenler kestim. Geniş taraflarına elmalı harcı paylaştırıp rulo şeklinde sarıp, yağlı kağıt serili fırın tepsisine dizdim. 180 derecede üzeri biraz pembeleşinceye kadar pişirdim. (ortalama 20-25dk.)

Üzerine bol miktarda pudra şekeri serperek tepside kımıldatmadan soğumalarını bekledim.

(Fotoğraf lezzet dergisinden)

27 Aralık 2010 Pazartesi

Kısa kısa...

İşler o kadar yoğun ki hiç birşeye vakit bulamıyorum. Aralık ayında iki gün izin yapma lüksüm oldu. Herkez tüm ay boyunca çalışırken oysa..
.
Minik hediyelerimi hazırladım. Cumartesi erkenden kalkıp Hamarat Diva Atölyesinde ki etkinliğe katılacaktım. Yetişemedik diye koşturup bir nefes dolmuşa binip Çiftehavuzlar'da aldık soluğu.
.
Biz gittiğimizde yılbaşı konseptli kurabiye süslemeleri başlamıştı. Masaya çöktüm ama izliyorum sadece. Pastacı Rapunsel o kadar güzel anlatıyor ki pür dikkat dinliyorum.. Tuğba "oturmayamı geldin yapsana sende" dedi. "Yok ben kart yapıcam" dedim..
.
Baktım çorap şeklinde kurabiyeler geldi... Dayanamadım 3 tane süsledim. 1-2 fotoğraf ekledim twittera Esra "banadaaaaaa" diye yazmış. geleceğiz deyipte gelmeyenlerin kurabiyelerinden aldım oturup süslemeye başladım.





Kart yapacaktımya hani o kartı Teda yaptı :)

işte burada..



(Ağacımıza asacağız içine 2011'de ki dileklerimizi yazarak)

İçimde ki Martha Stewart'ı dışarı çıkartıp kapı süsüde yapacaktım ama zaman kisitliydi.

(Tatlı birer hediye)





Sözüm sözdür benim. Newra'ma kurabiye yapacaktım. Elmalı tarçınlı hemde.. Onu yaptım gece 22:30'da :) Üşenmeden :)




Tattım baktım.. Sonuç BAŞARILI :)
Hamarat Atölye : Bağdat Cad. Hasan Ali Yücel Sok. Marmara Apt. No:19/1 Çiftehavuzlar
Telefon : 0 216 478 39 80
Mobile : 0 544 783 96 92

5 Aralık 2010 Pazar

Ela 2 Yaşında

Meleğim 2 yasında oldu. Gecikmeli olarak Cumartesi kutladık doğumgününü.. İş çıkışı direkt onlara gittim. Telefonda "hadii pinayy çubuk deell pasta yiiceess" dediği için servisten inip koşmaya başladım.
Gittim kapıda atladı kucağıma hemen. Özledim ben seni dedim bende öslediimm dedi boynuma sarıldı. Eridim tabi ki :)

Elimden tutup salona götürdü beni.. Hediyelerini tutup bana koşuyor "Piiinnaaayyyy baaakkk" diyor... Kıyafet olan hediyeleri oyuncaktan daha cok seviyor kesin. Seda ablası (dikkat edelim Teyze diil) da pembe yağmur botu almış.. herne kadar fiili olarak burak almış olsada hediye Seda ablasının) pembe botları görünce çıldırdı resmen.. çığlık çığlığa bana koşuyor. Bende fırsattan istifade mıncıkladım öptüm :)

Demonte masa ve sandalyesini monte ederkende Seda'nın kucağından "Ben Pinay'a bakıcam"deyip inmek istiyormuş.

Onur sizi cidden çok seviyor dedi.

Yanlız akşamın bombasını Seda'nin fotoğraf makinesine bakarken yaptı. krize girdik resmen. Biz konuşurken Seda'ya yaslanmış ağzı açık öylece bakıyordu. Sonra bizim ona güldüğümüzü farkedince o da gülmeye başladi.

Dip not olarak evde neyi gösterseler kim aldı bunu diye "Pinay addı" diyormuş. Yağmasamda gürlüyorum resmen :)))

Sağlıkla mutlulukla huzurla büyü meleğim.. Nice doğumgünlerini birlikte kutlamak nasip olsun inşallah..

4 Aralık 2010 Cumartesi

Erkenden yıl sonu partisi

Dün akşam şirkette yılsonu partisi vardı. Tam parti havasında degildi tabi ama oldukça güldük. Her ne kadar bana Nesrin Topkapı yakıştırması yapsada arkadaşım asıl kıvıran kendisi.. Müdürümüzde benimle aynı fikirde..
.
Ayrıca Nevra yeni bir aday buldu. Bizim yorumumuz "Bu gidişle zaten ya davulcuya ya zurnacıya varacaksın" oldu.

Ama ilginç bir tipti saclar jöleli, sol kulakta bir küpe. Ben Nevra'nın fotoğrafını çekerken şansa bakınki arka fonda bu arkadaşımız duruyor :)


Tamamen tesadüf tamameeenn... :))
.
İtiraf ediyorum bugün erken kaçmak için dün akşam tüm işleri bitirdim. Eloşumun doğumgünü var. Burak benden önce gidecek benden daha çok vakit geçirecek onunla.. Uffff...
.
Dikkatini çekecek birşeyler bulmam gerekli..

3 Aralık 2010 Cuma

Ne desem az olacak..

Bu sanal dünya oyle bir yer ki.. Tarif edilemez boyutta..

Blog dünyasıda bir zincir gibi.. Hep bir halka ekliyorum.. Bizim bir cücemiz var Defdef (bilmeyen yok artık aslında) onun biricik anneciği sayesinde Teda onun gazıyla bende blog tutmaya karar verdim.

İyi ki de girmişim bu blog dünyasına yeni yeni arkadaşlar ediniyorum.. Seda bir çoğu ile görüştü ama ben hepsini 5 Aralık'a saklıyorum :)

Twitter var bir de. Blogları çok takip edemesemde 7/24 twitterdan takipteyim. Pazartesi fotoğraflar gördüm. Sevgili PrimaRima eklemiş twitter'ina.. Dünyada HAYIR diyemeyeceklerim listesinde birinci olan çikolatalar vardı hemde el yapımı.. biras yazıştık.(Bu arada aynı sokakta oturuyoruz da daha göremedik yüzyüze birbirimizi :) )

Akşam eve gidince kapıda asılı bir poşet buldum. İlk başta "yanlışlıkla biri bırakmıştır" dedim. İçine bakınca Primarima yazısını görünce,  "aaaa bugün Ceyda'ile birlikte gitmişlerdi fotoğraflarına yorum yaptım.. Ayyy süperr ne düşünceli kız.." dedim.

Sevgili Ebru ve Ceyda.. Ellerinize kollarınıza sağlık.. harika çikolatalar ile ağızlarımızı tatlandırdınız... Binlerce kez teşekkür ederim..

Ağızlarımızın tadı hiç bozulmasın ;)

27 Kasım 2010 Cumartesi

42'den 38'e

2009 Eylül'ünde 70 kilo ile 42 beden giyiyordum. Dur deme vakti geldi artık deyip diyetisyene gittim.

Gözü alışan arkadaslarım "yok yahu o kadar kilolu değildin ki" diyorlar. Şimdi 38 beden giyiyorum ve 60-62 kilo arasındayım. Diyeti uyguladıgım dönemde yememem gereken hiçbirşeyi yemedim. Şimdi her istedigimi yiyebiliyorum ama azıcık. Tadına bakıyorum sadece. Nefsimi köreltiyor mu? Evet. Canım .ok istediginde Hamburgerle patates kızartmasıda yiyorum ama o hafta yaglı hiçbirşey yemiyorum.

Saynur bana sağlıklı beslenmeyi öğretti. Gardrobumu yeniledim :)

Görünen köy aşağıda..

8 Kasım 2010 Pazartesi

Ne var yahu Bu Tükkanda!

Millet deli gibi sira bekliyor kapıdan içeri girebilirsen şanslısın. Deneme kabini sırası ona keza..
Kasa önünde ki ödeme kuyruğu daha fena..

H&M Türkiye'de ilk mağazasını açtı. Budur olay..!

Bu kadar yoğun talebin oldugun bilseydim mağazasının ağa babası olan NYC'dekinden çıkmazdım. ki hiç gitmedim o 11gün boyunca. Ne çok bekleyen varmış açılmasını.

Mağazayı kaldıracağımdan değil tabii ama sırf bu millet niye bu kadar sıra bekledi ne var bu mağazada diye gidip bakacağım vallahi.

Ama Aralık ayını beklerim İstinye Park için ulaşım çok daha kolay ordan eve..

14 Ekim 2010 Perşembe

Yok böyle bir teslimat

Evrak işlemleri bitti ve nihayet bugün arabasını teslim aldı Newra.. Hatun kendine doğumgünü hediyesi Bembeyaz bir Leon aldı yaaa..

Dostumun şanına yakışır bir tören ile aracını teslim ettik.. Tehditlere aldırmadan süprizler ile hemde..

Sıcağı sıcağına fotoğraflar..


Dostumuzu ve arabasını çok seviyoruz :)



Daha da süslendi tabii ve hemen örtüsünü örttük..



Aaaa arabanın içindeymiş meğerse :)

Konfetiler ve Aile saadeti... Kankam Cem yok ama :(

Herşey Newra'nın memnuniyeti için...
.
Canım arkadaşım Allah kaza bela vermesin..Sağlıklı günlerde mutlulukla kullanmak nasip etsin..
ÖPERİM :)
ps: Her teslimatimiz böyle olmuyor tabikiii :) bu sadece Nevra'mıza özel..













9 Ekim 2010 Cumartesi

Yaz Sezonunun Kapanışı

Sezonun havuz kapanışını İstinye'de noktaladık 3 hafta önce. Havuzda toplam 5 kişiydik :) bol bol yüzüp güneşlecektim sözde! güneşlenmekle yetindim.. (havuzlu bir evimiz olsun istedim o an.. Pınar sayısal oynamaya devam!!)

Katıldığım son düğün ise Nilkan ve Rana'nın oldu. Point Otel'de keyif aldığımız bir düğün oldu. Herkes memnundu. Hani genelde yemekli düğünlerde mutlaka bir kulp takılırya bu düğünde yoktu o kulplar. Ben en çok tatlı kısmını sevdim ne yalan söyliyeyim. Çikolatadan yapılmış kase ve içerisinde meyve salatası :) 2 tane yedim :)
.
Çift Beşiktaşlı. Defterlerine "Hayatınızı siyah-beyaz ile sınırlandırmayın renklendirin




Gerçek kapanışı Nevra'mın normalde 6Ekim'de olan doğum gününü önümüzdeki Cumartesi gecesi kutlayacağımız parti ile yapacağız kısmetse. Bu haftadan hazırlıklara başlamam gerek. Çok fena planlar / sürprizler var..

Asıl sürprizi Nevra kendisine bembeyaz bir Leon TSI alarak yaptı. Hatun zengin zengiinnn..
(Allah kaza bela vermesin canım arkadaşım ayrıca hediye kol dayama alıyorum sana :))

Bııııırrrrrr

Bu ne soguk yaaa.. Daha Ekim ayındayız..
.
Ben yaz gelsin istiyorum hatta hic gitmesin istiyorum.. Ofis buz gibiydi sabah. Takırdarken dişlerim dayanamadım Çookkk soğuuukk diye sitem ettim. Isıtıcılar açıldı hemen.. :)

Bulunduğum katta tek başıma SESSİZ, SAKİN ve SICAK ortamda çalışmak inanılmaz güzel.. Cafe sadece 5mt mesafede.. Limonlu yeşil çayımı alıyorum.. Oooohhh misss miiisss..



(Yanında bu truflardan yok tabi ki)


2011 yılı personel hedefleri ve bütçe çalışmaları için en verimli iş günü olsa gerek.
Yığınla iş var ama bu koşullarda hayıflanmadan çalışırım..

Bir yerden başlayayım.

Hadi bana kolay gelsin :)

ps: yeşil çay için ve de içirin..

25 Eylül 2010 Cumartesi

Duydum - Gördüm

Sabah açık çayım ile gazetelere göz attım. Milliyet'in Cumartesi ekinde Şeyda Coşkun'u okudum. Kruvasan ile ilgili söylediklerine (TIK) inanamadım ki ben vişne reçeli ile ayıla bayila yerdim! an itibari ile yemeye son verdim :)

pasta börek çörek yemiyorum zaten uzun zamandır ama Suadiye'de Le Pain Quotidien açıldı. Nasıl gitmem o enfes reçellerden misss gidi çıtır çıtır ekmeklerden nasıl yemem :)

Hatta 2ay öncesinde tadilatı gördüğümde hemen Ömür'ü arayıp "Boncuukkkk Le Pain açılıyo Suadiye'de demiştim. NYC'de kahvaltılar, öğlen yemeklerinde veya kahve molalarında mutlaka uğrardık. Hala iç geçiriyorum koskocaman bir ekmek dilimindeki mozerella ve çıtır tavuk parçaları ve üzerinde pesto sosu, aromalı kahveleri düşünerek. Eee bir açılış yaparız kaynaklı boncuka ile artık.

Fırının kurucusu Türkiye'deymiş birde ekmek tarifi vermiş deneyeyim mutlaka..

Tam buğday ekmeği

Hazırlanışı MAYA: Önce ekşi mayayı hazırlayın. Yanda yer alan malzemeleri bir kap içerisinde iyice karıştırın ve yaklaşık 6 saat bekletin. Bu bekletme sırasında maya şişmeye başlar. İyice mayalandıktan sonra içinden 50 gram kullanmak ekmek yapımı için yeterli olur.

EKMEK: Bu 50 gram mayaya tarifteki un miktarlarını ekleyerek, içine su ve tuz da koyup iyice yoğurun. Eğer hamur katı olursa su ile açılabilir. Bu hamurun da en az 2 saat dinlendirilmesi gerekir. Dinlendirme işleminden sonra ekmeğinize istediğiniz şekli verip 180 derece önceden ısıtılmış fırında pişirmeniz tavsiye edilir.

Ekşi maya için:

-90 gram organik buğday unu
-80 gram deniz tuzu-120 ml su
-90 gram elma püresi

Ekmek için:- 120 gram organik buğday unu

-80 gram organik buğday unu (beyaz)
-80 gram organik çavdarlı buğday unu
-10 gram deniz tuzu-40 ml su
-50 gram ekşi maya

16 Eylül 2010 Perşembe

Yaz bitmeden gidelim dedik..

Kuruçeşme Arena'da ki konseri kaçırdık ama buna gidelim artık dedik..

5 bilet aldım. 5 bayan için :)

gecenin bombaları saymakla bitmez.. yıkıldık desem yeri var..

Teda ve Çağla ile buluşacağız sokak kararlaştıramıyoruz! Valikonağı cad.buluşalım dedik.
O sırada Ümmü aaaa Beymen burası mııı? Aaaaa bak bak buuu şu dizideki oyuncu diilmii? aaaa bak buda buuuuyduu diye sayıklıyor.

Ümmüye laf yetiştirirken karakolun oraya çıkmışız. Nevra dur bak ne yapacağım dedi. Yoldan geçen birine

- EEEeee pardon bir yer soracağımda.. Burada Vali'nin Konağı varmış nerde acaba ???
dediği anda arkamı dönüp böğürdüm... (Ewet resmen böğürdüüümm..)

ve adam ciddiye alıp "-ayy ben bilmiyorum isterseniz memur beylere sorun" dedi (yaa inanamıyorum..!!)
Buluştuk yemek sorunsalı başladı.. Saray'a gidelim dedik. tam iftar saati adım atılacak yer yok. Garson'u tuttum bekliyorum kalkan ilk masayı soyle dedim. "Tamam hemen" dedi. (yaptı ama dediğini)

Küçük Emrah geldi oda bekliyor (sanaaatçi kaprisi yapmadan takdir ettim) salına salına gezinen sevgilisi neyine kimeyse havası?

arka masamıza oturmuşlar arkam dönük olduğu için görmüyorum ben kız bişeyler mırıldanmış yermi ne değiştirmek istemiş Emrah 'ta niye noldu ki demiş "Beni çekemiyoooolaaarrrdaa" demiş.. Güzel kardeşim anladık güzelsin boyun posun yerinde Allah vergisi de kimi en önemlisi neyi kıskanacağım?? Yanında ki hemen her filminde "emraaahh koşşş ...... "diye bağırdıkları acıların çocuuuu küçük emrahımı?
bunu sözlü olarak telaffuz ettim. Bizim masa ve hemen yan masamızda ki iki kızda duydu sanırım söylediklerimi 5sn sessislik sonra hepimiz yerlerde...

muhabbete devam dedikte konseri kaçıracağız. bi dünya kuyruk var! Çağla yengeci aşağıda bir kapı var ben bi bakiiim dedi gitti.. köşeye gelmiş ıslık çalıyo bide arıyo. (anası lunaparkta büyütmüş belli) gelin rahat burası diye.. çaktırmadan sıyrıldık ama 4 kişi nasıl caktırmıyosun?Biletleri okuttuk içeri girdik.. Sahne muhteşem.. Tarkan'a söyleyecek bişey bulamıyorum..

Kurtlarımızı döktük şarkıları bağrış çığrış soyledik..

Yarın da varmış konser dedim hepsi birden bilet alllll diye bağırdı.
Her nekadar fotoğraf makinesi olupta ya almazlarsa diye arabanın bagajina koysakta cep telefonları ile ancak bu kadar efeemm ,
.
.




Çok şeffafım çıkmamışım burada :)

23 Temmuz 2010 Cuma

Keyif - Eğlence - Biz bize

4 kız ne kadar gülebilir?

4üde ayrı deli olursa üstüne üstlük içerinden biri laz olursa pek tarif edemiyorum.

Geçen h.sonu tatili değerlendirip uzaklaştık istanbuldan.. yolda planı mecburi olarak değiştirip Şarköy'e gittik. Newra'mın yakınlarının evine. Çöktük desek çok daha doğru olur tabi ki.

Her gece 4te yatıp sabah kahvaltı hazırlamak için sadece Yelda ve ben ayakta oluyorduk. İnanamadım sabaha karşı 4te yatıp 9,5-10da nasıl uyanabildiğme!!

Hele ilk gün denizden eve dönüp Yelda ile tekrar alışverişe çıkmamız eve dönüşümüz yemeği hazırladığımız zaman diliminde Newra ve Veda dulşarını alıp şekerleme bile yapmışlardı. Biz tuzlu tuzlu dosaçlar kazık gibi olmuş vaziyette dolaşırken hatunlar mışıl mışıl uyudular..

Her akşam terasta keyif, makara, sürekli birbirimize çirkinleşmemiz sonra krizlere girmemiz ve klasik kahve içimleri + fallar.. Pazar akşamı Yelda ve Veda dönmeseydiler 1-2gün daha birlikte olabilseydik keşke dedim..

En bomba kare gece yatmadan birbirimizi üzerine atlamamızdı :)

İyi ki varsınız kızlar..


Ps: Seda Cetin el belde dikkat :)

10 Mayıs 2010 Pazartesi

Kısa bir süre için


En kısa zamandan uzuuunn uzunuuunn yazılan notlar, yeni öneriler, yeni keşiflerler geri döneceğim...

3 Mayıs 2010 Pazartesi

Yarım aaa Yarım AVA ;)


Önceden hep mahallede kutlardık tüm site iner yaktığımız ateşten atlardı dilek tutup 3 defa. (niye 3 kez atlanır onu bilmiyorum ama ben kaç 3 atlardim saymazdım)

Site sakinleri ateşten atlar, güllerin altına ev ve araba çizip evlerine çıkardı. Bizim genç tayfa herkes dağıldıktan sonra ateşe koskocaman bir lastik atar saatlerce oturur konuşurduk alevler yükselince atlamalar bir daha başlardı.. Kızlar kapuşonlu sweat olmadan atlamazdı saçlar tutuşmasın diye. birimizde yoksa hemen değiş-tokuş yapardık.

Evlenince tarihi denk getirip ne B.Çekmeceye gidebildim ne de Ahırkapı'ya..

Ahırkapı'da ki şenlikler süper oluyor diyorlardı ama 2yıldır hep bir aksilik oluyor gidemiyordum.. Bu yıl gidiyorum artık :)

Program şöyleymiş..

16.45 – Sultanahmet Meydanı’nda İlk Açılış Roman Grupları Eşliğinde Ayasofya Meydanı’ndan Ahırkapı Parkı’na Yürüyüş: “Çalgıcı Alayları”

17.00 – Ahırkapı Park’ta “Hıdrellez 2010” açılışı - Roman müziklerinden canlı örnekler...

20.00 – Konserler (*)

24.00 - Hıdrellez 2010 ateşleri... Barış, bereket, sağlık, mutluluk dilekleri...

(*)Bu yıl ana konser alanı yanı sıra ikinci bir sahne daha kurulacak, ayrıca diğer alanlarda akustik müzik yapacak gruplardan bazıları şöyle: Buzuki Orhan, Lüleburgazlı Küçük Hasan, Tamer Kum ve Trakya Ateşi, Göksenin İleri ve İstanbul Şarkıları Grubu, Koçani Orkestrası, Makedon Folk Orkestrası, Trakya All Stars, Zilli Perküsyon Topluluğu, Ahırkapı Roman Orkestrası, Pire Mehmet ve Roman Orkestrası, Babaeski Roman Orkestrası, Kolektif İstanbul, Semaver Kumpanya Tiyatro Topluluğu, Ankara’dan bu yıl ilk defa katılacak olan “İlle de Sokak” grubu ve Türkiye’nin ve dünyanın farklı bölgelerinden Roman grupları sahne alacak....


Pınar ve arkadaşları yerlerinde durmayacak...
Ehh Baba'dan Trakyalıyız beya ;)

30 Nisan 2010 Cuma

Yeni.. Yep yeni bir dönem

1 Mayıs 2010 tarihi itibari ile yeni bir göreve başlıyorum.. Pazarlama işlerini artık ben yapacağım. Arkadaşlarım kesinlikle doğru karar diyorlar.

Yeni araçların gelecek olması aktivitelerin çok olacağını belli etti. Şimdiden projeler önüme yığıldı. Hangi birini gerçekleştireceğiz henüz belli değil ama çok yoğun bir bahar olacak...

Diğer işimide yapacağım tabii bu arada. Bu da 2 kişilik ferformans! demek..

Yöneticim ikisinide yaparsın o konuda hiç şüphem yok diyor..

Hayırlısıyla başlayalım bakalım ;)

24 Nisan 2010 Cumartesi

Yeni Touareg İstanbul' da


Satış ekibi 1 haftadır Antalya'da lansmanda. Ben gidemedim :(

Köprülü kanyonda yeni Touareg'i test edemedim..

Nihayet bende test edebileceğim ama köprülü kanyonda sürüş keyfi bir başka olurdu tabi ki..

27 Nisan 2010 Salı günü 08:00 - 17:00 saatleri arasında Doğuş Oto Esenyurt'ta Yeni Touareg'i test etmek isteyen olursa bekleriz..

16 Nisan 2010 Cuma

Uzun bir aradan sonra

Alev ile hergün kaç defa konuşuyoruz bilmiyorum. 7/24 bağlantıdayız ama yaklaşık 2aydır buluşamadık. Hep bir aksilik / iş çıktı...

Salı akşamı iş çıkışı buluştuk nihayet. Havanın güzel olmasından faydalanmak istedik. Kış bahçesi olan ve benim Beyoğlu'nda en sevdiğim mekanlarımdan biri Cafe Krepen'e gittik.

Tabii bu gidişim de arkadaş torpili var.. Şirkette birlikte çalıştığım ve aynı serviste yolları arşınladığım Can'ın en yakın arkadaşı mekânın işletmecisi..(Bunu öğrenmem de çok komik olmuştu)

Çenemiz düştü yemekleri söylemeyi unuttuk. Garson gelip gelecek misafiriniz yoksa servis açalım demese aklımızada geleceği yok :) Ben aylardır yemediğim bir Bolero, Alev de Tavuklu Caesar Salata istedi..

21:00'e doğru bir kahve içemeye klasikleşmiş kahve molası için Mandabatmaz'ın yolunu tutuk :) son bir manevra ile sıcak mekan tercih edelim deyip Starbucks'un koltuklarına attık kendimizi. Kahveler bitip muhabbet bitmeyince Cumartesi kaldığı yerden devam ederiz diyerek evlere dağıldık. Alev taksiye ben Bolstancı dolmuşuna..

Cumartesi'de Bahar Korçan defilesindeyim.. Öhöömmm Öhööömm..


Cafe Krepen
İstiklal Cd.Halep Çarşısı No:140 Beyoğlu
Telefon : 0 212 249 80 13
Hafta sonu gidecekseniz rezervasyon yaptırmanızda fayda var..

Manda Batmaz
Bir tarif.. Tünel'e doğru yürürken sağda Barcelona Cafe & Patisserie'nin sokağında.. Bir diğer tarif ise St. Antoine Kilisesi'nin karşı sokağında..
Yer bulupta oturabilirseniz ne ala :)

12 Nisan 2010 Pazartesi

Yeni yeni..

1-2gün gergin olsamda kısa sürdü atlattım çabucak.. Zamanında çok çok üzüldüğüm şeyleri yutmak hiç olmamış gibi davranmak bana göre değil... Yapamıyorum malesef ki..

Şimdi ise takmıyorum.. Çünkü sadece kendimi yıpratıyorum öyle olunca. Kötü şeyleri kısa geçiyorum şimdi.

Güzellikler / değşiklikler oldu geçen hafta içinde.. Oysa sadece şaka ile başlamıştı sonra ciddileşti. Süreç tamamlansın yazacağım en kısa sürede. (+1 tane daha yazılacak madde daha işte!)


O kadar çok şey birikti ki yazılacak.. Unutmamak gerek yazmam gerek diyorum ama yazamıyorum.. Fırsat bulamıyorum..


En acilinden bir netbook almalı birde vıınnnn! yolda sıkıntıdan patlamaktansa yazarım en iyisi diyorum..


3saatlik uyku ile uyurgezer moddayim.. Mesai bitse kendimi servise atsam diyorum hemen uyumak için.
Yarın dünden daha güzel olsun :)

25 Mart 2010 Perşembe

Mart kapıdan baktır dı mı¿

Bence Hayır!

Ağaçlar çiçeklenmeye başlamış... Haftasonları havanın ısısı artıyor... Bu yıl Mart kapıdan baktırmadı bence.. Gerçi -3,-4 derecede 11gün fink atıp hemde toplayan biri olarak alıştım sanırım soğuk havaya.. çok etkilemiyor beni artık soğuk :) (şuan ofiste askılı bluz üzerinde kısakollu triko hırkaylayım)

Anneannemin bahçeden toplayıp gönderdiği missss kokulu sümbüllerim baş köşede..

Hafta başında farkettim ki terastaki büyük saksılardaki sümbüller açıyor.. Bugün tekrar baktım hepsi patlamış birer birer.. Pembeli morlu sarılı... Rengarenk..




Öğle yemeği sonrası biraz güneşlenerek kahvemi teras keyfi yaparak içebilirim..

19 Mart 2010 Cuma

Zaman değerlendirme...

İstanbul Trafiği...


Çözüm :)

Her sabah 1 saat ve her akşam trafik yoksa 1saat 15 dk, trafik var ise 2saatimin geçtiği İstanbul'umun güziiiiide yollarında servis içerisinde tabii dans edemiyorum ama arada 2 sağa 1 sola kımıldıyorum öyle dalınca.. Kızlar "şiii pınar koptuunnn" diyorlar..

Şu aralar Despina Vandi dinliyorum..

Yunan müziklerine sempatim var ama "ISTANBUL SINCE 1453" diyorum..
bu konuda ayri bir yazı yazmalıyım.. O maçı o muhteşem pankartın gözlerimin önünde açılıp stadta bulunan herkesin nasıl etkilendiğini yazmalıyım..

18 Mart 2010 Perşembe

O kadar yedim sadece bir kilo aldım :)

Çok ara verdim farkındayım. Daha rüya gibi geçen NYC notları var ekleyeceğim ama bugün tatlı ile başladım öyle devam etsin istedim.

Yemek konusunda çok seçiciyimdir..

Hiç mi hiç aç kalmadım. Hiç yemediğim kadar tatlı yedim. Bir ara alerji olacağım sandım azıcık kaşınmaya başlayınca.. Özellikle meksika yemeklerine Ba-yıl-dım...! (çok seda vari oldu ki bu konuda şuan dua ediyorum ayrıntıları sonra olumlu olursa yazar kendisi..)

Özellikle tatlılar.

Ömrü hayatımda yediğim en güzel waffle..

çikolata sos dökülmüş hali :))
Max Brenner : 37 West 17th street, Suite 5-ENew York, NY 10011 (Union Square'de)

Çok zor şeçim yapabildim..

çok nefisti çoookkk
Champignon Cafe : 200 7 AveNew York, NY 10011-1865

Yolda yürürken yedim :)

Valentine Day's için hazırlananlar...
veeee 11günde 3 defa gittiğim tek yer :)
Magnolia Bakery 1240 Sixth Avenue, at 49th Street - NY
Gönül isterdi ki Sex & City'nin Carrie'si ile karşılaşayım ama :( kısmet değilmiş..

Çikolata

Bayılırııımmm...

Sevmeyen var mı bilemiyorum.. Tropik kakao ağacının çekirdek denen o tohumlarından yapılan bu maddeye bayılıyorum.. En büyük keyif ise sade filtre kahve eşliğinde damağıma parça parça yapıştırıp hımmlaya hımmlaya yemek..

Çekmecem de, sabah gelen ve gördüğümde yüzümde koskocaman bir gülümseme oluşturan Nestle Swiss'in tam 400gr.'lık gülle gibi paketi duruyor :)

Kalori hesabı yapamıyorum bu durumda tabii ki..





Dayanamıyorum biri beni durdurrsuuuuuunnnnn...

4 Mart 2010 Perşembe

En "Miss Pizza"..

Kutlu doğum ayımı bitirdim ama kutlamalar bitmedi. Dün akşam da benim için bir yemek yedik çok sevdiğim 2kişiyle...

Mekânı ben önerdim herkes uyar dedi. Yaklaşık 1 yıldır birgün gidelim diye diye Burak'sız gittim ilk. Gerçi o da bensiz gitmişti Ömrebedel'le.. Mutlaka masa şarabı al önerisini küpe yaptım..

İstikamet Cihangir...

iki bayının işlettiği Miss Pizza.. (Feministliğim tutar boyle arada..Sevgili Duygu Asena Nuuurrr içerisinde yat..)

Rezervasyon yapılmadığını biliyordum ki bu uygulamayı sadece h.sonu yaptıklarını kapıda öğrendik dolu masalara bakarken.. Biraz ilerisindeki bir başka yere gittik boynumuz bükük.. Ne yesek ne yesek diye düşünürken.. "Yaaa aklım orda kaldı" yı duyunca ben "burda birer kadeh bişey içip orda yiyelim" dedim. "Telefonu varmı ki" sorusuna gülümsemem ile "sormam hata tabi kiiii var!!" cümleleri peş peşe geldi..

Yarım saat sonrası için rezervasyonumuz var dı artık..

Saati doldurunca minik pizzacıya attık kendimizi.. ben Miss Pizza istedim (ama bir dahakine başka.. beğenmediğimden değil diğerlerinide tatmak istiyorum). Bu sefer şarap içemedim onuda bir dahakine bıraktım..

Yan masamızda da ünlü bir yönetmen vardı.. Sanırım beni yeni filminde oynatacak :)))))

Çok şirin çok sıcak geldi bana ortam. Mezzaluna'nın pizzalarından güzel diyorlardı ama "bence kıyaslama" uyarısı aldım. "Biliyorum oradaki usta italyan ama e İtalya'daki pizzalarlada kıyaslanmaz bu Türk işi" dedim. Kahkalar havada uçuştu.

İtalya'da 1haftada kaç kez pizza yenir ki¿ Deneyimi sınırsız..

Şunu söleyebilirim.. Gerçekten ama gerçekten çok lezzetli pizzalar.

Gidip tadılması gerekir..





Adres : Miss Pizza Havyar Sokak No: 7 Cihangir
Telefon: 0212 251 32 79 (sürekli meşgul olabilir sabredin :) )
H.İçi rezervasyonsuz gitmeyin.. H.Sonu ise rezervasyon alınmıyor.

1 Mart 2010 Pazartesi

Sürprizdi aslında..

Fazla uyanığım. Sırf ben sürprizi öğrenmiyim diye hergün yemeğe birlikte çıktığım Nevra ve Emine doğumgünme 3gün kala ne yemeğe çıktılar benimle nede doğru düzgün konuştular..

22sindede Veda ben yanındayken "aaaa Teda'dan mail geldi" derken ve sonra hemen konuyu değiştirmeye çalışırken anladım tabii bişeyler döndüğünü :)

Kıssadan hisse klasik Nevizde deki makanımız Çardak Meyhanesi'nde eğlenceli bir kutlama yaptık.. O akşam bir ilk gerçekleştirip hiç fotoğraf çekmedim. Genelde ben üstlenirim gönüllü olarak bu görevi..

Değer verip gelen, mazereti olan katılamayan tüm sevdiklerim iyi ki varsınız...

Sadece bir resim ulaştı geceye ait..

24 Şubat 2010 Çarşamba

30'a 1 kala...

29 yıl önce yarın doğuyorum :)

22li yaşlarımı hatırladığımda way bee diyorum yaşlanmışım. Ama küçük ve de kardeş olmam bir nebze rahatlatıyor beni.. Benden büyük ablam var..


2gündür pek keyfim yok neşemde tabiii.. Sıkıntım geçer diye eve dömeden dün akşam araç takası sonrasında caddeye attım kendimi. Burak kendi gömleğini değiştirecek bende YENİ ciciler alacağım diye.. Eee 10,5 kilo gidince kıyafet temizliği mecbur oluyor.


Mini bir etek ile kapattım şimdilik. Devamını Cumartesi'ye saklıyorum :)

Birde ufak bir değişiklik yaparım, yenilenme oldumu tam olsun değilmi¿

22 Şubat 2010 Pazartesi

Tilki misali kürkçü dükkanında!

Her güzel şeyin bir sonu var derler ya. Varmışş... :(
Hiç hemde hiç dönesim yokken..

11 günde Manhattan'ı karış karış gezdim. Teda İstanbul muhtarı der ama sanırım bir 10gün daha kalsam ordada muhtar olurdum :)

Çok daha detaylı gün gün yazacağım aslında unutmayayım diye ama unutmak cidden mümkün değil.. Her şeyi not aldım. Bir akşam da asansöre binip 80katı sadece 10saniyede çıkıp 2.bir asansör ile 6kat daha çıkıp kapıların açılması ve cama doğru yaklaşmamla büyülendim o muhteşem Empaire State şehir manzarası ile... Teras kısmında posterlik 2-3 kare var çekebildiğim.

Bu sefer ! Ssdece NYC'de kaldım ama imkân yaratıp veee Burak'ı kandırıp birde LA yapasım var Yıldırım'ın gazı ile.

Ömür'e de "1hafta önce pcde wallpaperimda Brooklyn Köprüsü'nün fotoğrafı vardı. Şimdi orada duruyorum arkamda manhattan var" dedim. Aldığım cevap "Kıpırdama o zaman"


Detaylı olarak 1-2güne fotoğrafları yayınlayıp notları yazacağım..

4 Şubat 2010 Perşembe

@ NYC

:) buyuk bir adim attim..tek basima up uzun bir yolculuk yaparak Omrebedel`in yanina New York`a geldim.

1 Subat`tan beri buradayim cok yer gezdim ama bi o kadar yer daha hatta daha bile fazlasini gorecekmisim.. Tur rehberim bir NY`ludan farki olmayan Omur benim icin mukemmel bir tur hazirlamis.. her gun ayri bir program var. Mesela yarin Downtown turunda Soho, Little Italy, Tribeca, Chine Town varmis..

En fazla detai sanirim donuste yazacagim... O kadar cok not aldimki gittigim yerleri unutmamak icin sanirim 6-7 post ta ancak anlatabilecegim..

ama kisa kisa olarak,

Sex and City`de ki Carrie`nin hergun cupcake aldigi magnolia bakery`de ki cupcake`ler muhteseeemmm... Donmeden mutlaka bir daha gidecegiim..

27 Ocak 2010 Çarşamba

Her türlü ulaşım aracını kullanabiliyorum demiştim..

Beyoğlu çıkarmasında tramvayı kullanırken yazmıştım. Sanırım çocukluktan olsa gerek alışkanlık..

4 veya 5 yaşımdayken.. En önde her zaman ki gibi ben.. Arkamda Teda.. En arkada düşme ihtimalimize karşı hazır bekleyen komşumuz Volkan abi..

Deli gibi kayardık bu yokşutan.. Dün akşam amcamın facebook profilinde gördüğüm resimleri kıskanmıştım. Yine diz boyu kar varmış ve kızak yarışı yapılmış..

Bu resim eskilere götürdü beni..

20 Ocak 2010 Çarşamba

Veda'da 30 oldu..

Ona özel..
İlginç..
Yaşına uygun bir sürpriz olsun istedim..

2topkek buldum

Sonrası mı¿
Aşağıda :)




Canım Vedoşum..
.
İyi ki doğdun..
.
Melek kalbin, içtenliğin, sıcacık dostluğun için, her ne olursa olsun yanımda olduğun için binlerce kez teşekkür ederim..
.
İyi ki varsın...

19 Ocak 2010 Salı

Pelit'in ki gibi olmasada..

Çilek severim.. Hemde çok..

Mevsimi değil bu aralar hepsi hormonlu tabii ama tadı gayet güzeldi..

Yaza kısmet olursa bahçemizde organik çileklerimi yetiştireceğim :)

Tatli yaptım..

Sonuç mu¿



Fazla milföy pişirince ve muhallebide çok olunca atmadım. Bir parti daha hazırlayıp ofise getirdim.
Can kesinlikle bunlardan yapmamı ve kendisinin satacağını söylüyor..
Nevra ise bu fotoğrafı mailleyip nasıl diye sorduğumda ki mail trafiği şöyle;
-Bunun aynısını yaptığını söyleme
-Bu zaten benim yaptığım
-Sen çok yanlış bir işte çalışıyorsun çoookkk
cevabını aldım :)
Batıracak param olsa pastanemin anahtarı cebimde olur..